26 Ocak 2016 Salı

Konuşmak, Konuşamamaktan İyidir...


Bir an için durun ve geçmişte kendinizi kötü hissettiren anları hatırlayın. 

Çocukluğunuza kadar gidebilen bu yolculukta ne de zor zamanlardan geçtiniz, değil mi? 

Peki bir şeyi fark ettiniz mi?


Bu anların içerisinde mutlaka değer verdiğiniz (en azından o dönem için) biri ya da birileri mevcut !

Bu durumun en büyük sebebi; değer verdiğimiz insanların söyledikleri cümlelerin, davranış şekillerinin ve düşüncelerinin bizim için çok önemli olması...

Peki neden değer verdiğimiz insanlar, olumsuz hissettiren anılarımızda bu kadar etkili bir rol oynuyor?

Bu sorunun cevabını araştıran seansların büyük kısmında ortaya çıkan bir gerçek var: Söylenmemiş Cümlelerimiz, Verilmemiş Tepkilerimiz Var...

Şimdi bu farkındalıkla şunu düşünün: Şimdi o insanlar karşınızda olsalar ve hiçbir kaygı duymadan içinizde kalanları söyleyecek olsanız nasıl hissederdiniz?

Doya doya "Sen ne biçim insansın, bana bu haksızlığı yaptın da eline ne geçti?" diyebilseniz mesela...

Ya da "Sana gerçekten çok değer vermiştim. Şimdi senin yüzünden kimseye güvenemiyorum" deseniz...

Eminiz bunları kaygı duymadan söyleyebilmek sizi çok rahatlatırdı. 

Koçluk seanslarımızın azımsanmayacak kadar büyük bir kısmının konusu; geçmişte yarım bırakılan, kimi gurur, kimi umutsuzluk gibi sebeplerle tamamlanmamış cümleler, verilmemiş tepkiler sonucunda açılan yaralar ile ilgili...

Seanslarımız, deneyimlerimiz ve gözlemlerimiz sonucunda sizlere şunları söyleyebiliriz:

  • Yarım kalanlar, gelecekteki duygularınızı da yarım yaşamanıza sebep olabilir,
  • Doğru zamanda yapılan bir konuşma, gelecekte yaşanması muhtemel güvensizlikleri en aza indirger,
  • Her şey göründüğü gibi olmayabilir, bu yüzden gerekli soruları sorun,
  • Şu anda yaşadığınız kırgınlıklarınız için lütfen konuşun.


Unutmayın: 

Konuşmak, Konuşamamaktan İyidir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme